sanal günlük(blog) yazarlığı nedir, ne değildir

Sanal günlük, günce, blog gibi isimleri olan bu şeye liseye giderken kızların tuttuğu günlüğün sanal olanı da diyebiliriz aslında. Yalnız sanal günlüğün reel günlükten en mühim farkı birisinin okunmasının çok mahrem olması ve okunmaması için gerekli bütün çabanın sarf edilmesi, diğerinin ise her gün daha fazla kişinin okuması için bir çaba sarf edilmesidir. Sanal günlüğün en önemli özelliği insanların bildikleri bir konuda ya da yorum yapmak istedikleri bir konuda düşüncelerini özgürce dile getirebilmeleri ve yoruma açmalarıdır. Meselâ televizyon izliyorsunuz ya da gazete okuyorsunuz. Burada bir haber görüyorsunuz ve bu habere hemen kendi düşünce dünyanızdan sözcükler türetiyor ve kendinizce bir yorum yapıyorsunuz. Ve yaptığınız bu yorum saniye saniye havaya uçup gidiyor. İşte günlük yazarlığı bunun önüne geçerek yaptığınız yorumların kalıcı olmasını, insanlar tarafından okunmasını ve insanların da bu yorumunuza yorum yapmasını sağlıyor.

Blog yani günlük yazarlığının en sıkıntılı tarafları arasında yazı yazma yeteneği gelir. Birçok kişinin başına oturana kadar “ne var canım, çok kolay bir şey, iki karala bitti.” diye nitelendirdiği bu durum maalesef başına oturanların % 80′inin bu işten vazgeçmesi ile sonlanır. :)

Kaliteli günlük yazarlığı yapmak için ilk önce bu işi ciddiye almak gerekir. Bu işin gazetelerdeki köşe yazarlığından pek bir farkı olmadığını, hattâ birçok yönten avantajlı olduğunu bilmek iyi olur kanımca. En iyi avantajı da tozlu raflara kaldırılmayan yazılardır ve aylar sonra rahatça ulaşılabilmesidir.

Kaliteli günlük yazarlığının ilk noktası kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, ne yazacağımızı belirlemektir (hoş bazılarınız benim gibi her dala konmaya çalışacaktır ama :) ). Kendimize samimi olarak sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplar bizim hangi aland, hangi konuda, nelerle ilgili olarak yazacağımıza karar vermemizi sağlar. Ben mesela günlüğümü oluşturmaya başladığıda kendimle böyle bir sorgulama içine girmediğim için her dala atlama gereği duyuyorum :) Şaka bir yana, herkesin uzman olduğu ya da uzman olmak istediği, fikrini belirtmek istediği bir alan vardır. İşte en iyi bildiğimiz alan ile ilgili yazılar yazacağımız bir günlük açmak en iyi seçim olacaktır. Ha bu demek değildir ki ben bir konuda günlük açtım sadece o konuda yazayım. Başka konulardan yazmak da mümkündür ama dediğim gibi merkezde en iyi bildiğimiz konu olmalıdır. En iyi bildiğimiz konuda yazmak insanların, ziyaretçilerimizin bize itibar etmelerini sağlayacaklardır.

İşin en zor kısmı günlüğümüzü oluşturduktan sonraki kısımdır. Birçoğumuz günlüğün başına oturduğumuz zaman “şimdi ne yapacağım?” gibi bir kararsızlık ve çaresizlik içine düşecektir. O sırada aklına ilk gelen ve yapacağı ilk şey diğer blogları gezmek, haber sitelerini gezmek, o sitelerden beğendiği yazıları, şiirleri vs. hemen bloğuna kopyalamaktır. :) Eğer işin böyle kolay yolunu seçerseniz ve sürekli bunu yaparsanız bunun blog yazarlığı değil de site kopyacılığı yaptığınızın er ya da geç farkında olacaksınızdır. Yok bu acemilik aşamasında yaptığınız alıştırmalar ise o zaman ileride faydasını göreceksinizdir.

Yazı yazarken Türkçe yazım kurallarına her zaman uymaya çalışın, bu size ziyaretçilerinizin itibar etmelerini sağlayacaktır. Ayrıca günlüğünüzün sayfa düzenini en üst seviyede tutmaya çalışın. Ziyaretçiyi, ona karışık gelmeyecek, sade ama şık bir tasarım ile karşılayın. Unutmayın ki; insanlar dışları ile karşılanır, içleri ile uğurlanır.

Günlüğünüzü sürekli güncel tutmaya bakın. Yeni yeni yazıları sık sık eklemeye çalışın. Ayrıca yazılarınıza ara sıra espiriler katın ve ziyaretçiye sorular sorarak onları yönlendirin. Onların yazıya ilgisini arttırın. Bu yazıyı sonuna kadar okumalarını sağlayacaktır.

Başarılı, kaliteli günlük yazarlığının size katacağı bir sürü şey olacaktır:

Mesela bir iş adamı iseniz, işçilerinize, müşterilerinize vs. karşı hitabetiniz kuvvetlenecektir. Onlara karşı daha etkili konuşabileceksinizdir. Etkili iş mektupları yazabileceksinizdir.

Sıradan bir vatandaş iseniz, yorum yapma yeteneğiniz gelişecektir. Olaylara farklı bakış açıları kazanacaksınızdır. Olayları hiç düşünmediğiniz şekilde düşünebileceksinizdir.

Eğer benim gibi günün birinde yazar olmak istiyorsanız o zaman yazı yazmanın faydasını siz düşünüverin. :)

Kusura bakmayın biraz dağınık bir yazı oldu. Ama işte bir sabah vakti, uyku tutmayınca ve kahvaltı yapmayınca ancak bu kadar derli toplu olabiliyor :)

Ayrıca daha fazla blog yazarlığı ile ilgili yazı okumak isterseniz;

Osman’ın Sanal Günlüğüne

Adonis’in Bloğuna

Okan Yüksel’in Bloğuna

Hakan Demiray’ın Bloğuna

ya da en iyisi;

Google Amca‘ya bakınabilirsiniz :)

bir şeyler karalayayım

HTML tagları: kullanabileceğiniz html tagları: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>



arşiv

etkileşim

Add to Technorati Favorites

Kısa kısa

birkaç dil bilim terimi
Üniversitede, 4. sınıfın ilk döneminde, Türkiye Türkçesi Yapı Bilgisi diye bir ders vardı. Derste sağ olsun hocamız bize birçok dil bilim terimini ezberletti. :) Biraz da olsa ilgi duyanların sıklıkla karşılaşacağı terimler bunlar.

  • Fonoloji: Ses Bilgisi
  • Etimoloji: Köken Bilgisi
  • Morfoloji: Yapı Bilgisi
  • Sentaks: Söz Dizimi
  • Filoloji: Dil Bilim ama daha çok tarihi dil metinlerinin çözümü ve tahlili.
  • Semantik: Anlam Bilgisi
  • Leksikoloji: Sözlük Bilimi
  • Stilistik: Üslûp Bilimi
  • Onomastik: Ad Bilimi
  • Fonem: Bilinçli olarak çıkarılan ve kelimelerde mânâ değişikliği yapabilen seslerdir. Mesela: “tok” ve “yok” kelimelerindeki “t” ve “y” sesleri birer fonemdir.
  • Alefon: Örnek üzerinde belirtelim, “düğün” ve “dügün” kelimelerindeki “g” ve “ğ” sesleri alefondur. “bakmağa” ve “bakmaya” kelimelerindeki “ğ” ve “y” sesleri alefondur.
  • Alamorf: Değişken şekillilik, yani varyant demektir. Mesela “-lık” ekinin birkaç farklı alamorfu vardır: -lık, -lik, -luk, -lük.
  • Vokal: Sesli harf.
  • Konsonant: Sessiz harf.
Sizin de kafanıza takılan dil bilim terimleri varsa doğru yere geldiniz. Siz sorun, ben bulayım. :) (0)

hırsızın üstüne un çuvalı
Genelde geç saatlerde yattığımda karmakarışık rüyalar görürüm. Hani şu annenizi iş arkadaşınız, babanızı en iyi dostunuz, bundan birkaç yıl evvel sadece bir kere gördüğünüz birisini kardeşiniz gib gördüğünüz karışık rüyalardan. Rüyamda, üniversiteden arkadaşlarımız ile okulda,  ders gördüğümüz sınıfların birisinde buluşmuşuz. Herkes birbirini çok özlemiş falan. Bir yandan da pasta, börek, kısır falan getirmiş herkes onu yiyor. O sıra içeri iki tane hırsız giriyor. Ama suratları fantastik filmlerdeki, mesela Yüzüklerin Efendisi‘ndeki maskeli tipler gibi. Onlar da bir şeyler yiyor falan, orada rüya kesiliyor. Sonra biz bunları bir arkadaşla sarhoş ediyoruz, onlar sarhoş olunca yerde öyle tepkisiz yatıyorlar. Biz kalkıp polise haber vermek yerine üzerine un çuvalı koyuyoruz. Bir de un çuvalından evvel birkaç poşet, itinayla hazırlanmış yufka ekmek koyuyoruz üzerine. :) Tam adamların üzerine ben de atlayacaktım ki, annem uyandırdı. Kalktığımda sol kolumun üzerinde uyuduğunu ve kolun uyuştuğunu fark ettim. :) (0)

2008 öss soruları ve cevapları
Bugün yani 15 Haziran 2008′de saat 09.30′da 1,5 milyon genç üniversite sınavına girecek. Sınava girecek olan tüm gençlerin hayali Öss(öğrenci seçme sınavı) ‘de iyi bir puan almak. Aldıkları puanlar neticesinde hayallerindeki okula yerleşmek ve güzel bir gelecek kurmak. Sınava girecek olan tüm arkadaşlara başarılar diliyorum. Allah yardımcıları olsun. Ben de yarın ÖSYM, Öss Soru ve Cevaplarını açıkladığında özellikle Türkçe ve edebiyat sorularını çözmek istiyorum. Ondan sonra bu başlık altına “2008 ÖSS Soru ve Cevapları”nı koyacağım.Koydum bile. :) Birinci Bölüm Türkçe Sosyal Bilimler Testi (Sos 1) Matematik Tesi (Mat-1) Fen Bilimleri Tesi (Fen-1) İkinci Bölüm Edebiyat Sosyal Bilimler Testi (Ed-Sos) Sosyal Bilimler Testi (Sos-2) Matematik Tesi (Mat-2) Fen Bilimleri (Fen-2) Cevap Anahtarı (202)

türkiye'nin aktüel dil dergisi - dil haber
Dil ile ilgili güncel yazıların bulunduğu sanal bir dergi olan “dil haber” yayın hayatına başlamış. Dergi flash tabanlı hazırlanmış ve okunma oranını arttırmak için bazı incelikler düşünülmüş. Bence bu sayıyı okuyun derim. Zira bu sayıda “dilin kökeni” ile ilgili bilgilendirici teorilerin olduğu bir yazı da var. Ne diyelim, hayırlı uğurlu olsun… (4)

hazırladığım adsense reklam filtresi
Bildiğiniz gibi adsense Google‘ın web site sahiplerine ve kendine para kazandırmak için internet dünyasına sunduğu bir reklâm yayımı hizmeti. Türk web sitesi sahipleri son birkaç ayda bedava kontor yağmurcuları, ringofoncular, kız arkadaş bul gibi gerizekâlılar yüzünden gelirlerinin epey düştüklerini bilirler. Hazırladığım şu listede bu sitelerin adresleri var. İsteyenler indirip “rekabetçi reklam filtresi”ne ekleyebilirler. (2)

son yorumlar